İçindekiler
Tapu İptali ve Tescil Davası
Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılmakta olup, bir taşınmazın maliki olabilmek geçerli hukuki bir sebebin varlığına bağlıdır. Ayni hakların en kapsamlısı olan taşınmaz mülkiyetinde tescil genellikle sözleşme yolu ile kurulmaktadır ve kendisine esas teşkil eden işlem geçersiz ise, tescil de geçersiz olacaktır.
Kuralın aksine istisnai olsa da bir taşınmazın mülkiyetini kazanmak bazen tescilsiz de gerçekleşebilecektir. Tescilsiz, yani herhangi bir işleme gerek kalmadan taşınmazın mülkiyetini kazandıran haller kamulaştırma, cebri icra, mahkeme kararı, eşlerin mal rejimi ile ilgili olan değişiklikler ve miras yoluyla kazanmadır.
Bir başka husus ise Medeni Kanunu’nun 712. ve 713. maddesinde bahsedilen olağan veya olağanüstü zaman aşımı yoluyla taşınmaz mülkiyetinin kazanılması yoludur. Olağan zamanaşımı yoluyla kazanmada, geçerli bir hukuki sebep olmamasına rağmen tapuda malik olarak görünen kişinin davasız ve aralıksız olarak on sene süreyle taşınmaz üzerindeki zilyetliğini (sahibi kendisi olsun olmasın, bir malı kullanmakta olan, uzun süre elinde bulunduran kimse) sürdürür ise taşınmazın tesciline karar verilmesini mahkeme yoluyla talep etme hakkına sahip olacaktır.
Olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanmada ise, tapu kütüğünde kayıtlı olmayan, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kişi adına kayıtlı olan bir taşınmaza malik sıfatına sahip olarak, davasız ve aralıksız yirmi yıl boyunca zilyet olan kişi, taşınmazın tescilini mahkeme yoluyla tapudan isteyebilecektir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Taşınmazın vasfı, büyüklüğü veya değeri ne olursa olsun görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. (HMK m.2)
Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesi gereğince ilgili taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkeme olacaktır. Buradaki yetki kesin yetki olup, farklı bir yerde iş bu davanın açılması mümkün değildir.
Tapu İptal ve Tescil Davasında Taraflar
Tapu iptali ve tescil davalarında en önemli nokta, bu davanın doğru kişiye karşı açılması hususudur. Zira davalı tarafın belirlenmesinde hataya düşülmesi durumunda hak ve zaman kaybı yaşanılmasının önüne geçilemeyecektir. Özetle bu dava, tapuda malik olarak görünen kişi veya mirasçılarına karşı, haklı hukuki sebebe dayanan ve maddi gerçekte tapunun maliki olan kişi tarafından açılmalıdır.
‘’Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. ‘’ (TMK 713)
Tapu iptali ve tescil davaları farklı hukuki nedenlere dayalı olarak açılabilmekte iken, genellikle aşağıdaki sebepler karşımıza çıkmaktadır.
Yolsuz Tescil Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası
Tapu kütüğünde haksız olarak malik görünen kişinin durumu hukukumuzda YOLSUZ TESCİL olarak adlandırılır. Anayasamız ve çeşitli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmeleri tarafından korunan Mülkiyet Hakkı kişinin sağlık ve yaşam hakkında sonra sahip olduğu en kapsamlı ve önemli haktır. Bu nedenle mülkiyet hakkının ihlaline neden olan yolsuz tescil durumunda zamanaşımından söz edebilmek mümkün olmamakla birlikte, hukukumuzda bu hakkın korunması ile ilgili herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süre öngörülmemiştir.
Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması Nedeniyle Açılacak Dava
Örnek vermek gerekirse murisin (miras bırakan) vekalet verdiği bir kişi tarafından, vekaletin ruhuna ve veriliş amacına aykırı olarak tapuda devir işlemleri düzenlemesi, murisin mirasçılarına yine herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın tapunun iptali davasını açmak için yeterli bir neden oluşturacaktır.
Muris Muvazaası Nedeniyle Açılacak Dava
Genelde ‘’mirastan mal kaçırma’’ olarak bilinen bu durumun hukuktaki karşılığı Muvazaadır. Muris muvazaası nedeni ile açılacak olan tapu iptali ve tescil davasında taraflar, muvazaa ile mülkiyeti kazanan kişi ile hak iddia eden gerçek hak sahipleridir. Yine bu davada da herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi öngörülmemiştir.
Not : Sitemizde yer verilen bilgiler, ilgili mevzuatlar ışığında konuyu genel hatlarıyla ele alır şekilde düzenlenmiştir. Eğer kendinize özel ve her vakaya göre değişkenlik gösterebilen ihtilaf odaklı öneriler istiyorsanız alanında uzman avukatımız ile iletişime geçmek için tıklayınız.
Yukarda ve sitemizde yer alan bilgiler ve makaleler herhangi bir reklam amacı taşımamakla beraber sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bilgi ve makaleler yazıldıkları tarih itibariyle güncel mevzuatımıza göre yazılmıştır.

Yorum gönder