KAMBİYO NE DEMEKTİR?

Kambiyo, dilimize İtalyancadan geçmiş olmakla birlikte, Türkçedeki anlamı ‘’değişiklik’’ veya ‘’tebdil’’ olarak geçmektedir. Türk Dil Kurumu’na baktığımız vakit ise ‘’ Herhangi bir yerdeki alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi veya başka bir yerden toplanan para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılan işlemin bedeli’’ olarak tanımlanmıştır. Basitçe ifade etmek gerekirse bir borç veya alacak ilişkisini tanımlayan kıymetli evrak türlerine ticari hayatta kambiyo senetleri de denilmektedir.

Kambiyo senetlerine özgü takip yolları İcra İflas Kanunu’nun 167-176. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, kambiyo senetlerinin tanımına ise Türk Ticaret Kanunu’nun 645. maddesinde şu şekilde yer verilmiştir;

‘’Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez.’’


KAMBİYO SENETLERİNİN TÜRLERİ

1-) Bono veya Emre Yazılı Senet

Halk arasında senet olarak bilinen bu kıymetli evrak hukukumuzda bono veya emre yazılı senet olarak geçmektedir. Bir senedin bono olup olmadığı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 776 maddesine göre belirlenecektir Buna göre bono aşağıdaki hususlar içermelidir;

  1. Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
  2. Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,
  3. Vadeyi,
  4. Ödeme yerini,
  5. Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,
  6. Düzenlenme tarihini ve yerini,
  7. Düzenleyenin imzasını.

Bu unsurlardan birisi eksik olursa, senet bono vasfını taşınmaz ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna gidilemeyecektir. Fakat ödeme yeri içermeyen senette düzenlenme yeri ödeme yeri olarak kabul edilmekle birlikte, vadesi gösterilmemiş olan bonoda da görüldüğünde ödenmesi şart koşulmuş sayılacaktır (TTK m.777/1,2,3,4).

2-) Poliçe

Poliçe TTK m.671 de düzenlemiştir. Buna göre poliçe aşağıdaki hususları içermelidir;

  1. Senet metninde “poliçe” kelimesini, senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde poliçe karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
  2. Belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havaleyi,
  3. Ödeyecek olan kişinin, “muhatabın” adını,
  4. Vadeyi,
  5. Ödeme yerini,
  6. Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,
  7. Düzenlenme tarihini ve yerini,
  8. Düzenleyenin imzasını.

Yine unsurlardan birisi eksik olursa, senet poliçe vasfını taşınmaz ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna gidilemeyecektir. Fakat ödeme yeri içermeyen senette düzenlenme yeri ödeme yeri olarak kabul edilmekle birlikte, vadesi gösterilmemiş olan poliçede de görüldüğünde ödenmesi şart koşulmuş sayılacaktır (TTK m.672/1,2,3,4).

3-) Çek

Çek TTK m. 780 de düzenlenmiştir. Buna göre çek aşağıdaki hususları içermelidir;

  1. Senet metninde “çek” kelimesini ve eğer senet Türkçe’den başka bir dille yazılmış ise o dilde “çek” karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
  2. Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi,
  3. Ödeyecek kişinin, “muhatabın” ticaret unvanını,
  4. Ödeme yerini,
  5. Düzenlenme tarihini ve yerini,
  6. Düzenleyenin imzasını,
  7. (Ek: 15/7/2016-6728/70 md.) Banka tarafından verilen seri numarasını,
  8. (Ek: 15/7/2016-6728/70 md.) Kare kodunu.

KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUZ HACİZ YOLUNA KİMLER BAŞBURABİLİR?

Alacaklının KMSHY ile takibe gidebilmesi için, alacağın senede bağlanmış olması ve bu senedin de kambiyo senedi niteliği taşıması gerekmektedir. Elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile ilamsız icraya başvurabileceği gibi, genel haciz yoluyla takip de yapabilmektedir. Fakat alacaklı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurarak hem alacağını daha hızlı elde edebilme imkanına sahip olacak, hem de borçlunun borca veya imzaya itiraz etmesi halinde takip satışı haricinde durmayacaktır.

Genel haciz yolu ile takipte, rehinle teminat altına alınmış bir alacak ile ilgili rehnin parya çevrilmesi yoluyla takip yoluna başvurulması gerekmekte iken, söz konusu alacak için aynı zamanda kambiyo senedi de alınmışsa, bu kambiyo senedine dayanarak doğrudan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılabilmektedir (İİK m. 45/3, 167/1).

KSMHY’UNDA TAKİP TALEBİ

Takip talebi genel haciz yolundaki esaslara uygun olarak doldurulur ve fakat kambiyo senedinin özelliğine göre senedin cinsi, tarihi ve numarası eklenmelidir (İİK m167/2)

KSMHY’unda kambiyo senedinin aslı ve borçlu sayısı kadar onaylı suretinin de takip talebine eklenmesi gerekmektedir (İİK m167/2). Takip konusu çekse ve bankaya ibraz edildiğinde sadece kısmi ödeme yapılmış ise, çekin ön ve arka yüzünün onaylı sureti banka tarafından hamiline (alacaklıya) ücretsiz olarak verilir ve bu suretlerle de icra dairesine başvurularak takip yapılabilir (ÇekK m.3/6). Ödememe protestosu çekilmesi gerekilen hallerde, kambiyo senedi ile birlikte ödememe protestosu da icra takibine eklenmesi gerekmektedir. Ödememe protestosunun çekilmesi gerektiği hallerin ne olduğunu avukatınıza danışınız.

İCRA MÜDÜRÜNÜN İNCELEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Genel olarak takip talebini ve varsa protesto evrakını alan icra müdürü, takip talebinin kanuni unsurları taşıyıp taşımadığı yönünde incelemesi gerekmekte iken (İİK m.58), KSMHY’unda ayrıca şu hususları da incelemek zorundadır (İİK m.168/1) :

  • senedin kambiyo senedi vasfında olup olmadığının,
  • alacaklının KSMHY ile takip yapabilme hakkına sahip olup olmadığının,
  • senedin vadesinin gelip gelmediğinin.

İcra müdürü, verilen senedin kambiyo senedi olup olmadığı ve alacaklının KMSHY ile takip hakkının bulunup bulunmadığı hususundaki ‘’kararı’’ aleyhine, beş gün içerisinde şikâyet yoluna başvurulabilir (İİK 168/3,170/a).

Hemen belirtmek gerekir ki vadesi gelmemiş bir senede dayanılarak yapılan takipte şikâyet süresi yedi gündür (İİK m.16).

KSMHY’UNDA ÖDEME EMRİ

İcra Müdürü, gerekli incelemelerin yapılması sonucunda borçluya kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ödeme emri (örnek 10) gönderir (İİK m.168/1). Ödeme emri iki bölümden oluşmaktadır.  Bunlar, takip talebinde yer alan alacaklıya, borçluya ve takip konusu alacağa ilişkin kayıtlar ile ihtar kısmıdır. Yukarıda da belirtildiği üzere kambiyo senedi ve varsa protesto evrakları da ödeme emrine ayrıca eklenmelidir.

Ödeme emrinde yer alması gereken hususlar (İİK m.168/1,2,3) :

  • Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,
  • Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,
  • Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfına haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet etmesi lüzumu.

KSMHY’UNDA İTİRAZ

Bu takip yolu ile genel haciz yolu arasındaki en büyük fark, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle takibin satış işlemi haricinde durmamasıdır (İİK m.169-c/2, 170/1).

Yine genel haciz yolunda yedi (7) gün olan ödeme emrine itiraz süresine karşılık kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ödeme emrine itiraz süresi beş (5) gün olarak belirlenmiştir. Yani ödeme emrinin borçluya tebliğine müteakip beş (5) gün geçmesiyle birlikte takip kesinleşmiş olur ve kesinleşmesinden sonra ise borçlunun on (10) gün içerisinde borcu ödemesi gerekmektedir.

Bir başka husus ise söz konusu haciz yolundaki borca itirazın şekliyle alakalıdır. Zira genel haciz yolunda ‘’borca itiraz ediyorum’’ veya ‘’imza tarafıma ait değildir’’ şeklindeki yazılı veya icra dairesinde tutanağa geçirilmek şartıyla sözlü olarak itiraz edilebilir iken, kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ödeme emrine itiraz icra mahkemesine yazılı olarak sunulması lazım gelmektedir. Bu itiraz dilekçesi resmî belgeler veya imzası alacaklı tarafından kabul edilmiş bir belge içermelidir. Yukarıda da belirtildiği üzere ödeme emrine itiraz burada sadece varsa satış işlemlerini durdurur ve cebri icrayı etkilemez. Önemle belirtmek gerekir ki, icra mahkemesi resmî belgelere de dayanan itirazın ciddi olduğu yönünde kanaat getirirse, itiraz ile ilgili karar verilinceye kadar, takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK m.169-a/2, 170/2)


SÜRELER

Hukukun her alanında olduğu gibi, burada da kanun koyucu tarafından bir takım süreler öngörülmüştür. Bu süreler zaman aşımı ve hak düşürücü süreler olup, niteliğine göre hakkın veya borcun doğup doğmamasını, talep edilip edilebilirliğini veya o hak veya borcun ömrünü belirleyebilmektedir. Kambiyo Senetlerinde hakim tarafından re’sen incelenen hak düşürücü süreler olmayıp, alacaklı tarafından bir defi olarak ileri sürülebilen zaman aşımı süreleri bulunmaktadır(TTK 749). 

BONODA ZAMAN AŞIMI

1-) Hamilin Bonoyu Düzenleyene Karşı İtirazları

Vadesi gelmiş ve fakat ödenmemiş bir bonon hamili, keşideciye (senedi düzenleyene) karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatabilecektir. Hamilin keşideciye (asıl borçlu) karşı ileri sürebileceği talepler yönünden zamanaşımı süresi TTK’da 3 yıl olarak belirlenmiştir. Yani bononun düzenleyicisine karşı vadeden itibaren 3 yıllık bir süre mevcut olup, bu süreden sonra senet kambiyo vasfını yitirecektir. Böylelikle alacaklı ancak borçluya karşı açılacak bir davada senedi yazılı delil olarak kullanabilecek ve bunun yanı sıra tanık deliline başvurarak alacağını artık dava yoluyla tahsil edebilecektir. 

2-) Hamilin Kendisinden Önce Gelen Müracaat Borçlularına İtirazları

Vadesi geçmiş bir bononun hamili, kendisinden önce gelen cirantalara da başvurabilir. Burada önemli olan husus ciro zincirinin kopuk olmamasıdır. Zira senedin ciro silsilesinde kesiklik olması halinde, kopukluğu başlatan ciro ve sonrasındaki cirolar geçersiz olacaktır. Bu nedenle ciro silsilesinde kopukluk bulunan bir senedi iktisap eden kişi, senedin yetkili hamili olamayacak ve senet bağlamında hak talep edemeyecektir. Bir başka husus ise asıl borçluya (keşideci) başvurma şartıdır. Asıl borçlu borcu ödemezse, bu durumun tespit edilmesi için ödememe protestosu çekilir ve akabinde cirantalara başvurulur. Vadesi belli olan bonolarda ödeme gününü takip eden 2 iş günü içerisinde protesto çekilmesi zorunlu olup, vadesi belli olmayan bonolarda ise düzenleme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde protesto çekilmelidir.  Nitekim protesto tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde artık hamil cirantalara başvurabilecektir. Örnek vermek gerekirse; vadesi 01/01/2021 olan bir bono ile ilgili 03/01/2021 tarihinde protesto çekilmiş ise, 03/01/2022 tarihine kadar (03/01/2022 günü dahil) talepte bulunulabilir. Aksi halde zamanaşımı geçmiş olacaktır (TTK m. 749/2) ve zamanaşımı itirazına maruz kalınabilecektir. 

3-) Zamanaşımı Sürelerinin Kesilmesi

TTK m.750’ye göre aşağıda yazılı hallerde, bonoyla ilgili düzenlenen zamanaşımı süreleri kesilmiş olur. Zamanaşımı süresinin kesilmesinden sonra kesilen zamanaşımı süresi, (sıfırdan) yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının durmasında olduğu gibi kaldığı yerden devam etmez.

  1. Davanın açılması
  2. İcra takibinin yapılması
  3. Davanın ihbarı
  4. Alacağın iflas masasına bildirilmesi

Zamanaşımına uğramış bir bonoyla ilgili bono alacaklısı takibe girişse dahi, borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerek ödemeden kaçınabilecektir. Bu durumda, alacaklı TTK m.732 hükmüne dayanarak düzenleyene(borçluya) karşı, bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde, sebepsiz zenginleşme davası açabilecektir.

Diğer taraftan alacaklı, 1 yıl içinde sebepsiz zenginleşmeye dayanarak dava açmaz veya bu süreyi kaçırır ise, artık sadece var olan temel ilişkiye dayanarak alacağını isteme hakkına sahip olacaktır. Örneğin, bono, bir sözleşmeye istinaden verilmiş ise, sözleşmeden kaynaklanan 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde, dava açarak alacağını düzenleyenden(borçludan) talep edebilecek olup, burada icra takibi gibi hızlı ve etkin bir tahsilat beklenmemelidir. 

ÇEKTE İBRAZ SÜRELERİ

Kambiyo senetlerinden bir diğeri olan ve ticaret hayatında sıklıkla kullanılan çek, esas itibariyle bir ödeme aracı olduğu için çekte vadeden farklı olarak kısa ibraz süreleri bulunmaktadır.

  • Çek, keşide edildiği yerde ödenecekse keşide tarihinden itibaren on gün içerisinde,
  • Çek, keşide edildiği yerden başka yerde ödenecekse bir ay içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmelidir.
  • Ödeneceği yerden başka bir yerde keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içerisinde muhataba ibraz edilmelidir.

Tüm bu süreler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. İbraz süreleri önemlidir, çünkü bu süreler içinde çek ibraz edilmezse; çek kambiyo senedi özelliği vasfını yitirir. Bunun sonucu olarak çek, kambiyo senetleri devir usulü olan ciro ve teslimle devredilemez ve kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konu olamaz. Burada belirtilen ibraz süreleri hak düşürücü sürelerdir. Bu durumda çek hamili ibraz sürelerine itibar etmez ve süreyi kaçırırsa alacağını asıl borç ilişkisine dayanarak talep edebilecektir. Süresi içerisinde ibraz edilmeyen çek yazılı delil başlangıcı olur ve konu hakkında ancak tanık dinletilerek ispat yolu izlenebilir. İbraz süresinde çek ibraz edilmezse veya ibraz edilse de muhatap banka ödemez ve bunun üzerine ibraz süresinde prostesto çekilmezse müracaat hakkı kaybedilir.

ÇEKTE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

TTK m. 814/1-2: “Hamilin, cirantalarla, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar”.

Çekler ile ilgili olarak yukarıdaki maddede yazılı zamanaşımı süresi eski kanunda 6 ay iken yeni Türk Ticaret Kanunu ile bu süre 3 yıla çıkarılmıştır. Bu süre çekin ibraz süresinden itibaren değil ibraz süresinin dolduğu günün bir gün sonrasından başlayacaktır. Bu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir.

ÇEKTE ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ

Bu husus TTK’ nun 750. md. ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir”.

Zamanaşımı kesildikten sonra, süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. İcra takibinin de işte bu yeni zamanaşımı süresi içerisinde yapılmış olması gereklidir. Takiple zamanaşımı kesildikten sonra, icra dosyası yasada öngörülen bu süre boyunca takipsiz bırakılmamalıdır. Aksi halde itiraz tarihine göre zamanaşımı gerçekleşmiş olacaktır. Böyle bir durumda da borçlunun zamanaşımı itirazı kabul edilerek takip iptal edilecektir.

ÇEKTE ZAMANAŞIMININ SONUÇLARI

Zamanaşımına uğramış çek ile genel haciz yoluyla takip yapmak dahi mümkün olmayacaktır. Eğer takip başlatıldıysa borçlunun zamanaşımı itirazı üzerine bu takip iptal edilecektir. Çekte zamanaşımı hangi borçlu yönünden gerçekleşirse ancak o borçlu yönünden geçerli olacaktır(TTK m. 751/1). Ancak zamanaşımına uğramış çekler delil kabul edilebilecek ve temel ilişkiye dayandırılarak dava açılabilecektir. Şayet borçlu temel borç ilişkisinin sona erdiğini iddia edecekse bu hususu ancak ödemeye dair kanıtlar ile ispatlayabilecektir. Bu durumda ispat yükü borçludadır.

ZAMANAŞIMINA UĞRANMIŞ ÇEK İÇİN HANGİ YOLLARA BAŞVURULABİLİR?

Bunun için üç farklı yöntem uygulanabilir;

  • Çek hamili, zamanaşımına uğrayan çeki, açacağı davalarda yazılı delil başlangıcı olarak kullanabilicektir.
  • Asıl temel borç ilişkisine dayanarak dava açılabilecektir. Yani asıl borç ilişkisinden kaynaklanan zamanaşımına dayanarak dava açabilmek mümkündür.
  • TTK m. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme davası açılabilecektir.

 


Not : Sitemizde yer verilen bilgiler, ilgili mevzuatlar ışığında konuyu genel hatlarıyla ele alır şekilde düzenlenmiştir. Eğer kendinize özel ve her vakaya göre değişkenlik gösterebilen ihtilaf odaklı öneriler istiyorsanız alanında uzman avukatımız ile iletişime geçmek için tıklayınız.

Yukarda ve sitemizde yer alan bilgiler ve makaleler herhangi bir reklam amacı taşımamakla beraber sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bilgi ve makaleler yazıldıkları tarih itibariyle güncel mevzuatımıza göre yazılmıştır.